02 · İlişkiler ve borç · 2 dk okuma
Nepotizm sosyal bir dinamodur
Tanıdık işe almanın rasyonel gerekçeleri var. Bedelini kimin ödediği ayrı bir mesele.

Nepotizmi savunmak zor sanılır. Değildir. Savunması en kolay şeydir, çünkü savunması bir risk hesabına dayanır.
İşe alım bir bilgi problemidir
Karşınızda oturan adayla ilgili bildiğiniz her şeyi o anlatmıştır: özgeçmişini o yazmış, referanslarını o seçmiştir. Üç saatlik görüşmenin bir insanın baskı altında nasıl davrandığını göstermediği söylenir; öğrenmenin yolu olarak onu daha önce baskı altında görmüş olmak sayılır.
Tanıdık dediğimiz kişi tam olarak budur: hakkında görüşme dışı veri bulunan insan. Teknik eksiğin öğretilebileceği, ilişkinin öğretilemeyeceği varsayılır. Varsayım sınanmaz; karar yine de onunla alınır.
Tanıdık işe almak kayırma değil, risk primini düşürmektir. En azından sunumu böyle yapılır.
Referans bir denetim aygıtıdır
Referansla gelen kişi yalnız gelmez. Arkasında onu getiren biri vardır ve o kişi kendi itibarını masaya koymuştur. Yeni gelen kötü çalışırsa iki kişi birden zarar görür.
İş sözleşmesi kişiyi şirkete bağlar; referans, bir insana bağlar. İkincisi daha sıkı tutar ve mesai saatinin dışında da sürer: bir davranış aracıya, aracıdan aileye ulaşabilir. Kimsenin uyarması gerekmez, uyarı ihtimali yeter.
Aracı iki yöne birden çalışır
Aracı yalnız çalışanı patrona karşı sorumlu tutmaz. Patron kötü davranırsa araya girer; eş dost yanında bir söz söyler, patronu ödeyemeyecek duruma düşmüş gibi gösterir ve zam çıkar. Çalışanın kendi ağzıyla isteyemediğini başka birinin mahcubiyeti sağlar.
Aynı aracı ertesi ay çalışanı çağırıp maaşına şükretmesini söyleyebilir. Aynı ilişki, aynı kişi, ters yön. Hangi yöne basacağını belirleyen haklılık değil, o gün kimin kime ihtiyacı olduğudur.
Ağ patronu da bağlar; mahcubiyet onun üzerinde de işler. Ama bu bir hak düzeni değil. Hak düzeninde korunmak için haklı olmak gerekir; burada korunmak için adınıza konuşabilecek biri gerekir. Aracısı olanın sözleşmeden fazlası, olmayanın sözleşmeden azı vardır.
Dinamo dediğim şey
Her işe alım bir bağ üretir, her bağ bir borç taşır. Zamanla şirket, organizasyon şemasının üzerine serilmiş ikinci bir haritaya sahip olur: kimin kime borçlu olduğu haritası. O haritada yalnız iş gücü görünmez; aynı kişide müşteri, sermaye ve itibar da görünür.
Bedeli olmadığını söylemedim
Görmediğiniz aday havuzu, sorulmayan sorular, herkesin birbirine benzemesi, bir gün kimsenin kötü haberi getirmemesi. Hepsi gerçek maliyet ve hiçbiri kararı veren kişinin cebinden çıkmıyor. Şirketin defterine yazılıyor, birkaç yıla yayılıyor.
Ağın durduğu bir yer de var. Aracı kimi önerdiğine dikkat eder, çünkü mahcup olacak olan kendisidir; kimse itibarını hiç tanımadığı biri için masaya koymaz. Kayırma herkesi her yere yerleştirebilen bir şey değildir; en hararetli savunucusu bile onu böyle savunmaz.
Dinamo diyorum çünkü kendi kendine dönüyor. Her dönüşünde aynı şeyi üretmiyor: bir yerde koruma, bir yerde yalnız gözetim çıkıyor. Durdurmak için birinin maliyeti üstlenmesi gerekir; o kişi de çoğu zaman ağdan en çok yararlanandır.
Referans, çalışanı şirkete değil bir insana bağlar. Bu bağ daha sıkı tutar; bedelini bugün kimse ödemez. Faturayı birkaç yıl sonra şirket öder.
Yalakalık bir yetenektir
İşyerinde birinin yöneticisinin ne duymak istediğini kolayca anladığını görürsünüz.
Liderin El Kitabı
Yirmi dört kural. Tamamı sitede ücretsiz; PDF ve EPUB için e-posta adresini bırakman yeterli.